KURUMSAL
MESLEK-DER ve OSTİM Teknik Üniversitesinden Mesleki Eğitime “Hüner ve Değer” Vurgusu
MESLEK-DER ile OSTİM Teknik Üniversitesi koordinasyonunda düzenlenen “Mesleki ve Teknik Eğitim Söyleşileri”nin konuğu OSTİM Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Murat Yülek oldu. “Üretim Odaklı Eğitimde Üniversite–Sanayi İş Birliği” başlığıyla gerçekleştirilen söyleşide mesleki eğitim, sektörle iş birliği, girişimcilik, meslek ahlakı, beceri uyumsuzluğu ve gençlerin geleceğe hazırlanması farklı yönleriyle ele alındı.
Programa OSTİM Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Yılmaz, MESLEK-DER Yönetim Kurulu Başkanı Nurettin Özdebir, dernek yönetim kurulu üyeleri, sanayiciler, eğitimciler, akademisyenler, öğrenciler ve çalışma hayatındaki genç mühendisler katıldı.
Söyleşinin moderatörlüğünü MESLEK-DER Başkan Yardımcısı Mehmet Salih Canbal gerçekleştirdi.
Prof. Dr. Murat Yülek konuşmasında, mesleki ve teknik eğitimin yalnızca teknik bilgi ve beceri kazandıran bir alan olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı. Eğitim sisteminin aynı zamanda hüner sahibi, sorumluluk alan, üretime katkı sunan ve meslek ahlakını gözeten bireyler yetiştirmeye odaklanması gerektiğini ifade etti.
İnsanlık tarihinde bireylerin uzun yıllar yaptıkları mesleklerle tanımlandığına dikkat çeken Yülek, meslek sahibi olmanın yalnızca gelir elde etmekle sınırlı olmadığını, kişinin topluma sunduğu değeri de ortaya koyduğunu belirtti. Günümüzde diploma sahibi olmanın tek başına yeterli olmadığını; gençlerin bir işi gerçekten yapabilen, sorun çözebilen, proje geliştirebilen ve ortaya somut bir değer koyabilen bireyler olarak yetiştirilmesinin önemine işaret etti.
Mesleki beceri, değerlerle birlikte gelişmeli
Söyleşide öne çıkan başlıklardan biri meslek etiği ve meslek ahlakı oldu. Mesleki bilgi ve becerinin ne kadar önemli olduğu kadar, bu bilgi ve becerilerin doğru, sorumlu ve etik biçimde kullanılması gerektiği üzerinde duruldu.
Mesleki başarının yalnızca teknik yeterlilikle sınırlı olmadığı; dürüstlük, sorumluluk, emeğe saygı, iş disiplini ve birlikte çalışma kültürünün de mesleki gelişimin ayrılmaz parçaları olduğu ifade edildi.
Bu çerçevede eğitim sisteminin beceri kazandırmanın ötesinde gençlere erdem, meslek kültürü ve sanatsal bakış açısı da kazandırması gerektiği belirtildi. “Hüner sahibi nesiller” yetiştirmenin, mesleki eğitimin geleceği açısından önemli olduğu vurgulandı.
Sanayiciler de söz aldı
Programda sanayiciler de söz alarak mesleki eğitimin doğrudan üretim hayatıyla ilişkilendirilmesinin önemine dikkat çekti.
Sanayi temsilcileri, işletmelerin ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağının yalnızca teorik bilgiyle yetişemeyeceğini; öğrencilerin daha eğitim sürecindeyken üretim ortamını tanıması, gerçek iş süreçleriyle karşılaşması ve iş disiplini kazanması gerektiğini ifade etti.
Eğitim kurumları ile işletmeler arasındaki ilişkinin yalnızca staj dönemleriyle sınırlı kalmaması gerektiği belirtilirken, firmaların okullara davet edilmesi kadar öğrencilerin, öğretmenlerin ve akademisyenlerin de işletmeleri ziyaret etmesinin önemli olduğu vurgulandı.
Bu karşılıklı ilişkinin eğitim içeriklerinin güncellenmesine, öğrenci projelerinin gerçek ihtiyaçlarla buluşmasına ve mezunların çalışma hayatına daha hazırlıklı başlamasına katkı sağlayacağı ifade edildi.
Beceri uyumsuzluğu ve yetkinlik matrisi
Söyleşide yetkinlik matrisi ve beceri uyumsuzluğu kavramları da ele alındı.
Eğitim kurumlarında kazandırılan beceriler ile iş dünyasının talep ettiği yeterlilikler arasındaki farkın azaltılması gerektiği belirtilirken, sektör ihtiyaçlarının düzenli olarak analiz edilmesinin ve eğitim programlarının bu doğrultuda güncellenmesinin önemine dikkat çekildi.
Öğrencilerin yalnızca bugünün mesleklerine değil, değişen üretim biçimlerine ve yeni teknolojilere de hazırlanması gerektiği ifade edildi.
Girişimcilik eğitimine daha fazla önem verilmeli
Prof. Dr. Murat Yülek, gençlere girişimcilik becerisi kazandırılmasının da mesleki eğitimin önemli unsurlarından biri olduğunu söyledi.
OSTİM Teknik Üniversitesinde uygulanan girişimcilik dersleri, proje hazırlama süreçleri ve öğrencilere kendi iş fikirlerini geliştirme imkânı sunan uygulamalardan örnekler verildi.
Öğrencilerin sadece bir işe girmeyi değil, gerektiğinde kendi işini kurabilmeyi, proje geliştirebilmeyi ve bir fikri ekonomik değere dönüştürebilmeyi de öğrenmesi gerektiği ifade edildi.
Bu kapsamda öğrencilerin girişimcilik faaliyetlerinin takip edilmesi, proje üretme kapasitelerinin geliştirilmesi ve başarılı girişim örneklerinin görünür hâle getirilmesinin gençler için önemli bir motivasyon kaynağı olduğu belirtildi.
Teknik bilgi kadar sosyal beceriler de gerekli
Söyleşide OSTİM Teknik Üniversitesinde uygulanan Üniversiteli Olma, adabımuaşeret, girişimcilik ve geleceği inşa etmeye yönelik ders ve çalışmalar da gündeme geldi.
Bir öğrencinin yalnızca mesleğini teknik olarak bilmesinin yeterli olmadığı; iletişim kurabilmesi, kendisini doğru ifade edebilmesi, sorumluluk alması, proje hazırlaması ve toplum içinde nasıl davranacağını bilmesinin de çalışma hayatındaki başarısını doğrudan etkilediği vurgulandı.
Mesleki nosyonun yalnızca atölyede ya da laboratuvarda değil, kişinin davranış biçiminde ve iş yapma kültüründe de ortaya çıktığı ifade edildi.
Gençlerin topluma değer sunması
Toplantıda gençlerin aşırı koruyucu bir anlayışla yetiştirilmesinin bazı sorunlara yol açabileceği de değerlendirildi.
Gençlerin sorumluluk alan, üreten, kendi ayakları üzerinde durabilen ve ailesinin ve toplumun refahına katkı sunan bireyler hâline gelmesinin önemine dikkat çekildi.
Bu bağlamda, gençlerin yalnızca kişisel kazanca odaklanan bir anlayışla değil, topluma değer sunma bilinciyle yetiştirilmesi gerektiği belirtildi.
Söyleşide aktarılan “Çocukları ailenin yüküne değil, refahına ortak ediyoruz” ifadesi de bu yaklaşımın önemli bir özeti olarak değerlendirildi.
Mesleki eğitimin toplumsal algısı güçlendirilmeli
Programda dünyada mesleki eğitime verilen önem de gündeme geldi.
Özellikle Avrupa ülkelerinde mesleki yönelimin yüksek olduğu, Türkiye’de ise akademik eğitime yönelimin daha baskın olduğu ifade edilerek, mesleki eğitimin toplumsal algısının güçlendirilmesi gerektiği belirtildi.
Gençlerin meslek edinmeye daha erken yaşlarda yönlendirilmesi, bir mesleği öğrenmenin ve üretim sürecine katılmanın kariyer açısından güçlü bir seçenek olarak görülmesi gerektiği vurgulandı.
Söyleşi; sanayicilerin, eğitimcilerin, akademisyenlerin, genç mühendislerin ve öğrencilerin görüş ve değerlendirmeleriyle devam etti. Farklı kesimlerin aynı ortamda bir araya gelmesi, mesleki eğitime ilişkin sorunların ve çözüm önerilerinin çok yönlü biçimde ele alınmasına imkân sağladı.
MESLEK-DER ile OSTİM Teknik Üniversitesi koordinasyonunda gerçekleştirilen Mesleki ve Teknik Eğitim Söyleşileri’nin önümüzdeki dönemde de farklı konu ve konuklarla devam etmesi planlanıyor.
